TAKİBİN KESİNLEŞMESİNDEN SONRA MURİSİN ÖLÜMÜ HALİNDE; MİRASIN REDDİ KARARI İCRA MÜDÜRLÜĞÜNE SUNULUR İSE MİRASÇILAR YÖNÜNDEN TAKİP İPTAL EDİLMELİ VE HACİZLER KALDIRILMALIDIR

T.C.
YARGITAY
ONİKİNCİ HUKUK DAİRESİ

Esas: 2022/9178
Karar: 2023/2592
Tarih: 12.04.2023
  • İCRA MÜDÜRLÜĞÜ İŞLEMİNE KARŞI ŞİKAYET
  • MİRASIN HÜKMEN REDDİ

(2004 s. İİK m. 16, 53, 364) (6100 s. Hukuk Muhakemeleri K m. 371)

ÖZET

Uyuşmazlık, İİK’nın 16. maddesi kapsamında icra müdürlüğü işlemine karşı şikayete ilişkindir. Mirasçılar tarafından mirasın hükmen reddine dair mahkeme kararının icra müdürlüğüne sunulması durumunda mirasçılar yönünden takibin iptaline ve hacizlerin kaldırılmasına karar verilmesi gerekir.

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi

HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret

İLK DERECE MAHKEMESİ : Gümüşhacıköy İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki İİK’nın 16. maddesi kapsamında şikayetten dolayı yapılan inceleme sonunda İlk Derece Mahkemesince şikayetin kabulüne karar verilmiştir.

Kararın alacaklı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Şikayetçi borçlular vekili dilekçesinde; müteveffa babaları hakkında babalarının ölümünden önce takip başlatıldığını, babalarının vefatı ile bu borcun kendilerine aktarıldığını, böyle bir borçlarının olmadığını, buna istinaden mirasın reddi davası açıldığını ve dava sonucunda mirasın reddine karar verildiğini, bu nedenle icra müdürlüğüne başvurarak hacizlerin fekkine ve takibin iptaline yönelik taleplerinin reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek icra müdürlüğü kararının iptalini veya düzeltilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Alacaklı tarafından cevap dilekçesinin sunulmadığı görülmüştür.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile müteveffa … hakkında 07.09.2010 tarihinde ilamsız takip başlatıldığı ve takibin kesinleştiği, …’ın vefatı üzerine şikayetçi mirasçıların takibe borçlu olarak eklendiği, şikayetçilerin açtığı mirası hükmen reddi davasının kabul edilerek 15.09.2021 tarihinde kesinleştiği, şikayetçilerin bu karar ile icra müdürlüğüne başvurarak takibin iptali ve hacizlerin kaldırılmasını talep ettikleri, icra müdürlüğünce bu talebin reddedildiği, takibin kesinleşmesinden sonra murisin ölümü halinde mirasçıların, mirası usulüne uygun reddettiklerine ilişkin mahkeme kararı almaları halinde mirasçılar aleyhinde takibe devam edilmesi ve mirasçıların mal ve haklarına haciz konulması mümkün olmadığı gerekçesi ile icra müdürlüğü kararın iptaline, … mirasçıları yönünden takibin iptaline, mirasçılar yönünden hacizlerin kaldırılmasına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde alacaklı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Alacaklı vekili istinaf dilekçesinde özetle; şikayetin süresiz şikayete tabi olmadığını, icra müdürlüğünün işlemine karşı şikayet yoluna başvurulduğundan, alacaklının herhangi bir kusurunun olmadığını, aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde alacaklı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

İstinaf dilekçesinin tekrar edildiği görülmüştür.

C. Gerekçe

Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, İİK’nın 16. maddesi kapsamında icra müdürlüğü işlemine karşı şikayete ilişkindir.

İlgili Hukuk

2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (2004 sayılı Kanun) 16 ıncı ve 53 üncü maddeleri.

Değerlendirme

Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup alacaklı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanunun ile değişik İİK’nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nın 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA,

Harç alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

12, 04.2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Not: Corpus’da yer alan içtihat metinlerinin basılı yayında ve ticari olmayan elektronik ortamda kullanılması referans gösterilmek şartıyla (www.corpus.com.tr) serbesttir.

Bir Cevap Yazın

Scroll to Top

ÇIVGIN HUKUK & ARABULUCULUK sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin

Powered by Joinchat