Tahliye taahhütnamesi. Bu yazıda, boş olarak imzalanan tahliye taahhütnamesinin geçerli olduğuna dair karar bulunmaktadır.
T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
YİRMİÜÇÜNCÜ HUKUK DAİRESİ
| Esas | : 2022/4127 |
| Karar | : 2023/452 |
| Tarih | : 03.03.2023 |
- TAHLİYE TAAHHÜDÜ NEDENİYLE İTİRAZIN İPTALİ VE TAHLİYESİ
- HAK DÜŞÜRÜCÜ SÜRE
(2004 s. İİK m. 62, 67) (6098 s. Borçlar K m. 352)
ÖZET
Dava, tahliye taahhüdü nedeniyle kiralananın tahliyesine yönelik olarak başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Takibe ve davaya konu 24.08.2020 tarihli taahhütnamede kiracının halen kiracısı olduğu taşınmazları 25.08.2020 tarihinde tahliye etmeyi taahhüt ettiği, taahhütnamenin davalı adı ve soyadı ile imzalandığı anlaşılmaktadır. Davalı tarafın taahhütname altındaki imzanın kendisine ait olmadığı yönünde açık bir beyanı (imza inkarı) bulunmadığından imza incelemesi yapılmasına gerek bulunmamaktadır. Diğer taraftan, taahhütname içeriğinden taahhütnamenin kira ilişkisi devam ederken verildiği anlaşılmaktadır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 12.12.1990 gün ve 1990/6 E-1990/628 K. sayılı kararı ile 1.7.1992 gün ve E.357-K.422 sayılı kararı ve 17.1.1999 gün ve 1999/6-28-10 sayılı kararları ve yerleşik yargısal kararlara göre boş kağıda imza atan kimsenin bunun sonucuna katlanması gerekir. Zira boş kağıda imza atmakla davacıya istediği şekilde doldurma yetkisi verilmiş sayılır. Davacı yazılı belgeye dayandığına göre buna karşılık tanık dinlenemeyeceği gibi davalı yemin teklifinde de bulunamaz. Bu itibarla, boş olarak imzalanan tahliye taahhütnamesinin geçerli olduğunun kabulü gerekir.
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : SOMA SULH HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 04/10/2022
NUMARASI : 2022/717 Esas- 2022/1534 Karar
DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali ve Tahliyesi (Tahliye Taahhüdü nedeniyle)
KARAR TARİHİ : 03/03/2023
KARAR YAZIM TARİHİ : 03/03/2023
Soma Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 04/10/2022 tarihli, 2022/717 Esas ve 2022/1534 Karar sayılı kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulmuş ve dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderilmiş olup, dosya heyetçe incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkiline ait 9,10 ve 11 nolu üç adet bağımsız bölümün 15/07/2017 tarihli 5 yıl süreli kira sözleşmesi ile davalıya kiralandığını, davalının sözleşmeye aykırı olarak 2020 yılı Temmuz ayında 9 nolu bağımsız bölümü tahliye ederek anahtarını müvekkiline verdiğini, kullanmaya devam ettiği diğer bağımsız bölümler için ise belli bir tarihte tahliye edeceğini yazılı olarak taahhüt ettiğini, ancak taahhüt ettiği tarihte taşınmazları tahliye etmediğini, Soma İcra Dairesinin 2020/1975 Esas sayılı dosyasından gönderilen tahliye emrine de kötüniyetli olarak itiraz ettiğini ve takibin durduğunu ileri sürerek, davalının itirazının iptaline, takibin devamı ile davalının taşınmazdan tahliyesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı davaya cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNCE VERİLEN KARAR:
Mahkemece, davanın kabulüne, itirazın iptaline ve davalının tahliyesine karar verilmiştir.
Karara karşı davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davalı vekili istinaf dilekçesinde; davanın bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, takibe vekil vasıtası ile itiraz edildiğini, itirazın iptali davasında ise davalı asile tebligat yapıldığını, yapılan tebligatın usulsüz olduğunu, takibe itiraz dilekçesinde taahhütname altındaki imzanın inkar edildiğini, mahkemece imza incelemesi yapılmadan karar verildiğini, takibe konu taahhütnamenin kira sözleşmesinin imzalanmasından önce verildiğini, davalının kiralanana taşındıktan taahhüt imzalamadığını, taşınmazın bir gün sonra boşaltacağının taahhüt edilmesinin hayatın olağan akışına uygun olmadığını, bilgisayar çıktısı olan taahhütte evrakın üstünde 04.07.2020 tarihinin bulunduğunu, kira başlangıcı 15.07.2020 olduğundan taahhüdün kira başlangıcından önce alınmış olmasının kuvvetle muhtemel olduğunu, davacının takip durduktan sonra önce kira bedelinin tespiti davası açtığını, davası reddedilince de kötü niyetli olarak tahliye talep ettiğini belirterek istinaf isteminde bulunmuştur.
GEREKÇE:
1-İcra ve İflas Kanununun 67. maddesinin birinci fıkrasında; “Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.” hükmü yer almaktadır.
HGK’nın 01.03.2017 günlü ve 2015/22-1048 Esas, 2017/380 Karar sayılı ilamında da açıklandığı üzere; itirazın iptali davası, bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılması gereken bir dava olup, açık kanuni düzenlemeye göre dava açma süresi itirazın tebliği ile başlayacaktır. Ödeme emrine itiraz, 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine uygun olarak takip alacaklısına tebliğ edilmez ise dava açma süresi başlamayacaktır.
Buna göre; itirazın iptali davası açmak için öngörülen bir yıllık hak düşürücü süre borçlunun itirazının alacaklıya tebliğ tarihinden itibaren başlar. Bunun dışında bir yol (harici öğrenme v.s) öngörülmemiştir. Nitekim, aynı Kanunun 62/2. madde ve fıkra hükmünde de, itirazın alacaklıya tebliği zorunluluğu getirilmiştir. (Yargıtay 3. HD, 2022/4437 esas, 2022/7530 karar)
Somut olayda, Soma İcra Müdürlüğünün 2020/ 1975 esas sayılı dosyası incelendiğinde, kiraya veren tarafından kiracı aleyhine 27.08.2020 tarihinde tahliye taahhüdüne ve kira sözleşmesine dayalı olarak tahliye istemli takip başlatıldığı, kiracının 04.09.2020 tarihli dilekçesiyle takibe itiraz ettiği ve takibin durduğu, kiracının itirazının takip alacaklısı kiraya verene tebliğ edilmediği anlaşılmaktadır. Bu durumda davanın açıldığı 25.04.2022 tarihinde 1 yıllık hak düşürücü süre geçmemiştir. Davalının bu yöne ilişkin istinaf istemi yerinde değildir.
2-Vekilin umumî vekâletname ile yetkilendirilmiş olması, müvekkilin talimatı olmadan tüm davaları takip etme yetki ve zorunluluğunu ona yüklemez. Örneğin, hakkında icra takibi yapılan borçlu, vekili aracılığıyla takibe itiraz etmiş olsa dahi, alacaklının açtığı “itirazın iptali davası” bakımından, borçlunun takibe itiraz aşamasında tayin ettiği vekilin, bu davada da yetkili bulunup bulunmadığı davanın açılması sırasında belirli olmadığından, dava dilekçesinin vekil yerine asile tebliği gerekir. Aksi takdirde usulüne uygun şekilde taraf teşkili sağlanmış olmaz. (Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin 02.11.2004 tarih ve 2004/2041-5550 sayılı kararı).
Somut olayda, davalı, takibe vekili vasıtası ile itiraz etmiş ise de itirazın iptali davasında dava dilekçesinin ve duruşma gününün tebliğine ilişkin tebligatların davalının kendisine yapılmasında bir usulsüzlük bulunmamaktadır.
3-6098 sayılı TBK’nun 352/1. maddesi uyarınca, kiracı, kiralananın teslim edilmesinden sonra, kiraya verene karşı, kiralananı belli bir tarihte boşaltmayı yazılı olarak üstlendiği hâlde boşaltmamışsa kiraya veren, kira sözleşmesini bu tarihten başlayarak bir ay içinde icraya başvurmak veya dava açmak suretiyle sona erdirebilir. Taahhüt nedenine dayalı tahliye davasının mutlaka kiraya veren tarafından açılması gerekir. Kiraya veren durumunda olmayan malikin dava hakkı yoktur. Ancak yeni malik önceki malikin ve kiraya verenin halefi olarak eski malik zamanında verilmiş taahhüde dayanarak dava açabilir. Tahliye taahhüdü nedeniyle açılacak tahliye davasının TBK’nun 352/1 maddesi gereğince taahhüt edilen tarihi izleyen bir ay içinde açılması veya bu süre içinde taahhüde dayalı olarak icra takibi yapılmış olması gerekir.
Somut olayda; Dava, tahliye taahhüdü nedeniyle kiralananın tahliyesine yönelik olarak başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Taraflar arasında 15.07/2017 başlangıç tarihli, 5 yıl süreli kira sözleşmesi bulunduğu ihtilafsızdır. Takibe ve davaya konu 24.08.2020 tarihli taahhütnamede kiracının halen kiracısı olduğu taşınmazları 25.08.2020 tarihinde tahliye etmeyi taahhüt ettiği, taahhütnamenin davalı adı ve soyadı ile imzalandığı anlaşılmaktadır. Davalı davaya cevap vermemiş, duruşmalara da gelmeyerek inkar savunmasında bulunmuştur. Takibe itirazın da ise 24.08.2020 tahliye taahhüdündeki imzasını açıkça inkar etmemiş, taahhütnamenin kira sözleşmesinin tanzimi sırasında rızası hilafına boş olarak alındığını, kiraya veren tarafından sonradan doldurulduğunu, taahhütnamedeki tarihlerin gerçeği yansıtmadığını iddia etmiştir.
Davalı tarafın taahhütname altındaki imzanın kendisine ait olmadığı yönünde açık bir beyanı (imza inkarı) bulunmadığından imza incelemesi yapılmasına gerek bulunmamaktadır. Diğer taraftan, taahhütname içeriğinden taahhütnamenin kira ilişkisi devam ederken verildiği anlaşılmaktadır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 12.12.1990 gün ve 1990/6 E-1990/628 K. sayılı kararı ile 1.7.1992 gün ve E.357-K.422 sayılı kararı ve 17.1.1999 gün ve 1999/6-28-10 sayılı kararları ve yerleşik yargısal kararlara göre boş kağıda imza atan kimsenin bunun sonucuna katlanması gerekir. Zira boş kağıda imza atmakla davacıya istediği şekilde doldurma yetkisi verilmiş sayılır. Davacı yazılı belgeye dayandığına göre buna karşılık tanık dinlenemeyeceği gibi davalı yemin teklifinde de bulunamaz. Bu itibarla, boş olarak imzalanan tahliye taahhütnamesinin geçerli olduğunun kabulü gerekir. Taahhütnamenin kira başlangıcından önce verildiğine dair delil bulunmamaktadır. Takip süresinde başlatılmış, dava da süresinde açılmıştır.Mahkemece verilen karar doğrudur.
Açıklanan nedenlerle davalının istinaf kanun yolu başvurusunun esastan reddi esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
KARAR : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
Davalının istinaf kanun yolu başvurusunun HMK’nun 353/b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,
İstinaf aşamasından alınması gereken 4.713,39 TL harçtan peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 4.632,69 TL harcın istinaf edenden tahsiline,
İstinaf gider avansının artan kısmı, istinaf eden tarafa iadesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362/1-b maddesi uyarınca kesin olmak üzere 03.03.2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Not: Corpus’da yer alan içtihat metinlerinin basılı yayında ve ticari olmayan elektronik ortamda kullanılması referans gösterilmek şartıyla (www.corpus.com.tr) serbesttir.
Tahliye taahhütnamesi
