Görüştüğüm birçok insan, hukuk işlerini yürütürken benden sürekli sonuç taahhüt etmemi, bir başka deyişle işlerini “kesin” halledeceğimi taahhüt etmemi beklemektedir. Böyle bir şeyi yapamayacağımı söylediğimde ısrar “Kesin kazanacağız değil mi?”, “Bir sıkıntı çıkmaz değil mi?” gibi sorulara maruz kalmaktayız.
Öncelikle; bir avukatın “kesin halledeceğiz.” gibi bir sonuç taahhüt etmesi Avukatlık Kanunu’na aykırılık teşkil etmekte ve ciddi yaptırımları bulunmaktadır.
Bunun yanında; adalet sistemine bir şekilde bulaşmış (mağdur, şikayetçi, sanık vs.) yurttaşların endişe ve korku yaşaması doğaldır. Bir avukat olarak bile, bir hukuki durumun tarafı olsak ben de ciddi anlamda endişe ve korkuya kapılabiliriz.
Dolayısıyla umutsuz ve çaresiz bir insanın bu durumundan faydalanarak “kesin kazanacağız” denmesi, bir insanın yapabileceği en iğrenç durumlardan bir tanesidir. Tam da bu sebeple bir avukat, üstleneceği iş hakkında müvekkiline “işin özenle ve layığıyla yürütülmesi” konusunda taahhüt vermeli, “işin kesinlikle müvekkil lehine sonuçlanacağı” konusunda taahhüt vermemelidir.
Adalet sistemimiz son derece karmaşık ve dinamik olduğu için, bazen bir avukatın işini en iyi şekilde yapmış olması bile sonuç getirmeyebilmektedir. Nitekim hukuk sistemimizde, yargıç, cumhuriyet savcısı ve avukatların hepsi aynı şeyi düşünmek zorunda değildir. Bir yargıç, avukatın yaptığı hukuki nitelendirmeye bağlı değil ve davanın avukatından farklı düşünebilir.
Bu sebeplerle; lütfen benden veya başka bir avukattan, işiniz konusunda “kesin sonuç taahhüt etmesini” istemeyin. Kesin sonuç taahhüt eden avukattan da lütfen uzak durun.
Avukatınızı işini özenle yapanlar arasından seçin, sonuç taahhüt edenler arasından değil. Nitekim kesin sonuç taahhüt etmek avukatlık değil, umut tacirliğidir.
Saygılarımla.
Av. Yıldıray ÇIVGIN